Tam adı “Irak Şam İslam Devleti”, kısa adı da IŞİD olan korku filminin başladığı yer Musul’du...
IŞİD’in Ortadoğu’nun sınırlarını fiilen değiştiren, korku ve dehşet verici bir güç olarak tarih sahnesine çıkışı, 2014’ün Haziran’ında Musul’u fethiyle başlar.
Ayak bastıkları yeri, kendileri gibi olmayanlar için cehenneme çeviren bir fanatikler ordusu... Ortadoğu Moğollar’dan beri böyle mezalim, böyle tahribat görmedi.
Dün sabahın erken saatlerinden itibaren, korku filminin finali oynanıyor artık. Musul’da, başladığı yerde... Bağdat hükümetinin ordusu, milisler ve Iraklı Kürt güçleri, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun da desteğiyle IŞİD’i Musul’dan çıkarmak için beklendiği gibi taarruza geçtiler.
IŞİD, Irak ve Suriye arasında salınan bir sarkaçtır. Korku filmi, sarkacın bir ülkeden diğerine her hareketinde hep daha fazla insanlık ve uygarlık trajedisi doğurması nedeniyle, seyrine tahammül edilemez bir hal almıştı.
Gelin bu korku filmini Musul epizodundan itibaren başa saralım...
IŞİD Musul’u Suriye’de güçlenebildiği için alabilmişti.
Binlerce uluslararası cihatçı Türkiye üzerinden Suriye’ye geçip zemin tutmasaydı IŞİD bu güce ulaşamayacaktı.
Cihatçılar, Ankara’nın izlediği, Şam’daki rejimi devirme politikası sayesinde Türkiye’den Suriye’ye geçebildi. Türkiye’nin Suriye ile sınırı, burası her türlü cihatçıya yol olsun diye bilerek ve istenerek buharlaştırıldı.
Sarkaç, Irak’tan Suriye’ye sallandı...
Sonucu, “Irak’taki El Kaide”nin mirasçısı “Irak İslam Devleti” liderliğinin Suriye’deki uluslararası cihatçı birikim ile füzyona gidip, 2013’ün Nisan ayında IŞİD’i meydana getirmesi oldu.
Bu IŞİD, Ocak 2014’te Rakka’yı ele geçirerek başkent ilan etti.
Sonra sarkaç Suriye’den Irak’a salındı; Musul düştü.
Musul’da ele geçirdiği silahlarla daha da güçlenen IŞİD’in sarkacı Irak’tan Suriye’ye döndü; Deir ez Zor’u, Palmira’yı devirdi.
Dünya, yakın zamanın tanık olduğu bu en gaddar, en fanatik ve ilkel İslamcı köktendincilerin devletleşmiş haliyle bir arada elbette ki yaşayamazdı ve bunun olamayacağını gösterdi de...
Nihayet, dün sabahın erken saatlerinde, IŞİD’e karşı başlayan büyük saldırı, uygarlık düşmanlarının kendilerini bekleyen yenilgiye en yakın olduğu anı işaret eden tarihi bir dönüm noktasıdır. Korku filmi, kötülüğün yenilgisi ya da zayıflayarak farklı bir kılığa bürünmesiyle sonuçlanacak. Finalin açılışını izliyoruz...
Irak ve Suriye arasındaki sarkaç hareketi sürmekte, ancak bu kez IŞİD’in aleyhine çalışmaktadır.
Irak’ta IŞİD’in daha önce ele geçirdiği şehirlerden Ramadi, Felluce ve Tikrit, Musul operasyonundan önce geri alınmıştı. Ne kadar zaman alırsa alsın, Musul ve Telafer IŞİD’den temizlenecektir. Bu hedeflere varılınca, Irak Şam İslam Devleti, adındaki iki özelliği yitirecek. Birincisi, Irak’ta elinde hiçbir büyük şehir kalmamış olacak. Şehirsiz devlet olamayacağına göre IŞİD de şehir yöneten, kamu hizmeti ve sözde adalet sağlayan bir “devlet” olmaktan çıkıp yeniden ancak bazı kırsal bölgeleri kontrol eden bir “terör örgütü”ne indirgenecek.
Musul’un kaybıyla devam eden sarkaç hareketinin IŞİD’in Suriye’deki varlığına etkisi Türkiye sınırı örgüte nihayet kapatıldığı için daha yıkıcı olacak.
Türkiye resmin neresinde?
Ankara’nın Irak’ta izlediği mezhepçi ve ülkenin toprak bütünlüğüne saygısız politikalarda ısrarının neticesi, Musul harekâtında doğrudan rol almaktan men edilmek olmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan“Biz operasyonda da, masada da olacağız” diyor.
Bunun önkoşulu Musul sorunu konusunda Bağdat hükümetiyle çalışmaktı. Ankara ise bırakın birlikte çalışmayı, Bağdat hükümetine parya muamelesi yapmayı marifet sandı. Yerel Sünni unsurlarla ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti’yle çalışmayı yeğledi.
Uluslararası koalisyonun lideri ABD’nin Bağdat’ı merkezi hükümet olarak tanıyıp Irak’ın toprak bütünlüğünü desteklediği bir denklemde bu politikanın sonuç vermesi beklenmemeliydi. Tam tersi, zararlı sonuçlar doğurmuştur.
Ankara’nın bu şartlarda bir “A planı” olamazdı.
Öyle görünüyor ki bir “B ve C planları” da yoktur.
Merkezi hükümetin vermediği Musul’a müdahil olma hakkını, Musul Vilayet Meclisi’nden ya da Erbil’in davetinden almak gibi bir düşünce, rejim medyası tarafından B planıymış gibi yazılabiliyor. B olmazsa C planı tek yanlı biçimde Telafer’e müdahale etmek imiş...
IŞİD Telafer’de Şii Türkmenleri kıtır kıtır keserken neden müdahale etmediniz?
Bunlar plan falan değildir. Ciddiye alınmaya değer olsaydı, “Marazi bir zihin dünyası Türkiye’yi sonu belirsiz fiili durumların içine sürüklemenin hesabını yapıyor” derdik.
Bütün milliyetçi oyları AKP ve Erdoğan’ın hanesinde konsolide etmeye yönelik iç siyaset tüketimidir bunlar.
- BIST 9420.48
- Altın 3764.466
- Dolar 38.0061
- Euro 41.9699
- İstanbul 14 °C
- Diyarbakır 20 °C
- Ankara 13 °C
- İzmir 20 °C
- Berlin 22 °C
- Nûbihar Dergisinden Kürt Dili Dosyası!
- Nûbihar dergisinin 164.sayısı çıktı!
- Gazeteci Evrim Kepenek'e kelepçeli gözaltı!
- Gazeteci Sinan Aygül'e saldıran korumalar tutuklandı
- 15 barodan gazeteci Sinan Aygül’e yönelik saldırıya kınama
- İbrahim Kalın MİT Başkanlığına atandı
- Çanakkale ve Balıkesir'de art arda deprem
- Buldan ve Sancar eş başkanlığı bırakacaklarını açıkladı
- Başak Demirtaş: Selahattin adaylığını üç kez iletti
- Şenyaşar ailesi: ‘Gereken yapılmazsa ‘adalet’ pankartını Meclis’e asacağız’
- Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabineyi açıkladı
- HDP’li yönetici: Demirtaş’ın talebi genel merkezimize ulaşmadı
- Biden, sahnede yere düştü
- Demirtaş: HDP, cumhurbaşkanı adaylığı talebimi gerekçesiz reddetti
- Selahattin Demirtaş: Aktif politikayı bırakıyorum
Bildiğimiz IŞİD, başladığı yerde bitiyor

Kadri Gürsel / Cumhuriyet
- Yorumlar 0
- Facebook Yorumları
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Üç yıl sonra HDP yine anahtar15 Mayıs 2018 Salı 11:48
- Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu08 Mayıs 2018 Salı 10:05
- El Nusra için adres belli, YPG’ninki belirsiz21 Ekim 2016 Cuma 08:12
- Önce demokrasi, sonra anayasa14 Ekim 2016 Cuma 09:10
- ‘Şiiler Musul’a girmesin’ demekle yetinince de mezhepçi olunuyor08 Ekim 2016 Cumartesi 11:45
- Musul’u almak için savaşa mı gidiyoruz?07 Ekim 2016 Cuma 10:00
- OHAL, iktidarın yakalandığı ‘hız tuzağı’04 Ekim 2016 Salı 07:53
- Fırat Kalkanı’nda neden otosansür var?30 Eylül 2016 Cuma 08:26
- Türk piyadesi Suriye’ye girecek mi?28 Eylül 2016 Çarşamba 13:46
- Kaydıraklı Anıtkabir’in kısa ve acı tarihi27 Eylül 2016 Salı 07:34
SON EKLENEN GALERİLER
ÖNE ÇIKANLAR
Fotoğraflarla Kürdistan’a dönen ilk hacı kafilesi
Başkent Hewler’de huzurevi
IŞİD’in son mevzisinden kaçış...
Kürdistan Parlamentosu'nun yeni üyeleri yemin etti
12345678
- Süleyman ÇevikKürtçe zorunlu eğitim bir haktır!
- Ersin TekGeleceğin Önündeki Engel: Geçmiş!
- Roşan LezgînZazakî Kur’an Meali ve İncil çevirisi
- Bayram BozyelSri Lanka; İktidar hırsının trajik sonuçları
- Abdullah Can“Bediüzzaman’ın hançeri” mi, Bediüzzaman’ı hançerlemek mi? (5)
- Mustafa Özçelik‘’Helalleşme’’ söylemini destekleyerek, kapsamlı helalleşmelere kapı ara
- Rahmetullah KarakayaBinelim kuşa gidelim Muş’a (2)
12
Sait Çürükkaya...
Antep'te sokak düğününe bombalı saldırı
Cizre'deki bodrumlarda ne yaşandı?
Nizamettin Ariç - Xakî Bîngol - Çîyayê Şengalê
12345678
- Murat YetkinSon üç gün, son üç soru
- Hayko BağdatKürtler TİP’e neden kırgınlar?
- Arzu YılmazKürt seçmenin seçimi ve dış politika
- Hediye LeventCIA Şefi neden Orta Doğu'da?
- İsmail Beşikci59 Yıl Sonra Şemdinli
- Mehmet Latif YıldızGüçlendirilmiş parlamenter sistem üzerine
- Akif BekiHDP’yi kapatmak neye yarar?
- Fehim TaştekinKürtler için lanet geri mi dönüyor?
- Ahmet TaşgetirenYargı sancısı -bumerangı unutmamak
- Fehmi KoruFırat’ın doğusuna gitmiyoruz, tamam. "Neden"...
- Aydın Doğanİstanbul seçimleri ve ötesi…
- Galip Dalayİran'a Sovyet modeli...
- Hakan AlbayrakMalcolm X
- Elif ÇakırBize ne oldu böyle?
- Orhan Kemal CengizHDP neden arabayı atın önüne koyuyor?
- Yaşar YakışFırat’ın doğusu sorunu askeri harekâtsız da çözümlenebilir mi?
- Mücahit BiliciDonald Trump’ın Zülkarneyn olarak portresi
- Tarık Ziya EkinciKılıçdaroğlu'nun Ahmet Türk'le görüşmesi bir skandaldır
- Akdoğan Özkan'ABD Çin ile Savaşacak'
- Murat SabuncuABD, Türkler ve Kürtler arasında 'çözüm' için devrede mi?
- Ahmet AltanMilliyetçilik ve Aydınlar
- Aslı AydıntaşbaşYalancı bahar mı ikinci bahar mı?
- Amberin Zaman‘Al papazı, ver papazı’ derken elde ne kaldı?
- Etyen MahçupyanErken seçim istemeyip ne yapsaydı?
- Kadri GürselÜç yıl sonra HDP yine anahtar
12345
RÖPORTAJ
Arzu Yılmaz: Irak Başbakanı Kazımi’nin ziyareti Türkiye’den ABD’ye mesajKürt sorunu üzerine çalışmaları ile tanınan ve Kürdistan Bölgesinde de görev yapan Hamburg Üniversitesi Misafir Öğretim Görevlisi Dr. Arzu Yılmaz Irak Başbakanı Kazımi’nin ziyaretini Evrensel'e değerlendirdi.
Türkan Elçi: 'Tahir hiçbir rüyamda benimle konuşmadı’Bugün Diyarbakır Barosu Tahir Elçi’nin öldürülmesinin beşinci yılı.
Kürt hukukçuya Yeni Zelanda'dan 'Küresel Etki ÖdülüERBİL (K24) - Kürt hukukçu Rez Gerdi, mültecilerle ilgili yaptığı çalışmalar ve gösterdiği çabalar nedeniyle Yeni Zelanda’da “Küresel Etki Ödülü”nü kazandı.
PSDK lideri: Kürtler ABD’yle doğrudan görüşmeliKürdistan Sosyalist Demokrat Partisi (KSDP) Genel Sekreteri Muhammed Haci Mahmud, Bağdat’la yaşanan bazı sorunlar konusunda kesin sonuçlar alınması için Kürtlerin ABD’yle doğrudan görüşmesi gerektiğini söyledi.
ÖZEL MAKALE
Konya’daki katliama ilişkin gözaltı sayısı 13’e çıktıKonya’da yedi kişinin katledildiği ırkçı saldırıya ilişkin gözaltına alınanların sayısı 13’e yükseldi.
Reuters: Türkiye sınıfta kaldıKoronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Türkiye'de 2 haftadır hafta sonları akşamları sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. İngiliz haber ajansı Reuters'ın analizine göre bu yasaklar bir işe yaramadı.
Demirtaş hakkında yeni iddianame: 3 yıla kadar hapsi istendiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başsavcı Yüksel Kocaman'ı hedef gösterdiğini iddia ettiği HDP'nin tutuklu eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkında yeni bir iddianame hazırladı. İddianamede Demirtaş’ın 3 yıla kadar hapsi istendi.
Mesud Barzani: Kerkük; anılar, düşler ve düşüncelerBarzani, “Saddam Kerkük’ün Kürtlerin hakkı olduğunu kabul ediyor muydu?” şeklindeki soruya, “Şahsen kendisi bana, ‘Kerkük Kürt kentidir’ dedi."
KÜLTÜR SANAT
Nûbihar Dergisinden Kürt Dili Dosyası!Nûbihar dergisinin 165. Sayısı Kürt Dili Dosyası olarak çıktı.
Nûbihar dergisinin 164.sayısı çıktı!Nûbihar dergisinin yeni sayısı okuyucusuyla buluştu.
Nûbihar dergisinin 163. sayısı çıktı3 ayda bir Kürtçe yayınlanan Nûbihar dergisinin 163. sayısı zengin bir içerikle çıktı.
Feyruz, Suudi Arabistan’da konser vermeyi reddettiArap dünyasının yaşayan en büyük şarkıcısı Feyruz, Suudi Arabistan'ın insan haklarına saygı göstermediğine dikkat çekerek konser davetini reddetti.
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89
Tel : 0532 261 34 89
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.