• BIST 9379.83
  • Altın 3707.979
  • Dolar 37.8409
  • Euro 41.3004
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 11 °C

AKP ve demokrasi

Ahmet Altan-

İktidar partisinin içinde çok ciddi bir çatışma çıktı, çok hayırlı ve demokrasiye uygun bir çatışma bu.

Bu çatışmayı anlatmadan önce, AKP’nin Başbakan’ın liderliğini yaptığı “sertlik yanlısı” tutucu kanadının hâliyle ilgili bir hatırlatma yapmak istiyorum.

AKP’nin tutucu siyasetçilerinden biri, Başbakan’ın Muhteşem Yüzyıl için savcıyı göreve çağırması” üzerine ortada savcıyı çağıracak bir yasa olmadığını fark edince, bir yasa taslağı hazırlamış.

Sanat eserlerinde, “tarihin çarpıtılması” yasaklanacakmış.

Tarihin “doğrusunu” kim biliyor kestirmek zor, Kemalistlerin “tarihinden” sonra şimdi “tutucu” AKP’lilerin kendi uydurdukları tarihi halka ezberletmek istediklerini anlamak ise kolay.

Başbakan’ın ve “tutucu” AKP’lilerin geldiği son noktayı izninizle tek bir örnekle açıklamak isterim.

Eğer bu adamların istediği yasa “Çarlık Rusya’sında” olsaydı, Tolstoy o muhteşem Savaş ve Barış romanını yazamazdı.

Başbakan ve onun “tutucu” yandaşları, sadece tarihi çarpıtmak değil, sanatı da iğdiş etmek istiyorlar.

Düşünceyi ve yaratıcılığı “hadım” edecekler.

2012 yılında Türkiye’de Çarlık Rusya’sından bile daha geri bir düzen kurmak isteyenler bunu beceremeyecekler, göreceksiniz.

Bu toplum kendini iğdiş ettirmez.

Erdoğan 2005’teki konuşmalarını açsın da okusun.

Nereden nereye geldi.

Tabii bu “yasakçı” zihniyet her davranışlarında ortaya çıkıyor.

Tarihi ve sanatı yasak etmek isteyen adam siyaseti etmez mi?

Başbakan, BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmak istiyor.

Kürt siyasetçileri tasfiye ederek Türklerle Kürtlerin bir daha asla biraraya gelemeyeceği bir düşmanlık iklimi yaratıp, memleketi kan revan içinde bırakacak.

Dün yaptıkları toplantıda Başbakan, BDP’nin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını savunduktan sonra sözü milletvekillerine vermiş.

AKP’deki “Başbakan’dan başkası söz söyleyemez” zihniyetinden bunalan ve nasıl korkunç bir tehlikeye yaklaştığımızı gören bazı milletvekilleri dokunulmazlıkların kalkmasını eleştirmişler.

Tokat Milletvekili Zeyit Aslan, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduğunu belirtip, “hükümetin, muhalefeti iktidara karşı korumak gibi bir görevinin de olduğunu” söylemiş.

Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, “1994’teki DEP olayının görüntüleri hafızalardayken böyle bir olayı tekrarlamak Türkiye’ye prestij kaybettirir. Vekil dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşıyım. Çünkü yasama görevini yürütürken vekillerin hiçbir şekilde kaygı içinde olmaması gerekir. Dönemi bittikten sonra da zaten hesabını verir. Ancak vekil dönemi içinde işlenen suçlardan savcılara değil millete hesap vermek ve sandıkta hesaplaşmak asıl olandır” demiş.

Batman Milletvekili Ziver Özdemir de Meclis’te yüzlerce fezleke varken sadece BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının yanlış olacağını vurgulamış.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç ise BDP’nin PKK’yla arasına mesafe koymadığını, yürüttüğü siyasetin çözüme hizmet etmediğini vurgulayıp, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda grup kararının alınmaması gerektiğini belirtmiş.

Arınç, bu konuda vekillerin özgür bırakılması belirterek, “Bağlayıcı bir kararın benimsenmemesi gerekir” demiş.

Bu insanlar, “emir kulu” olmayı reddeden, bir felaketi önleyebilmek için cesurca ve dürüstçe fikirlerini açıklayan siyasetçiler.

Belli ki bundan sonra AKP’de “robot siyaseti” dönemi kapanacak, her milletvekili kendisine verilen emir doğrultusunda sesini çıkarmadan parmağını kaldırmakla yetinmeyecek.

Fikirlerini söyleyecekler.

Başbakan, “dokunulmazlıkları kaldırmak” konusunda direnirse, “hayır” diyecek milletvekillerinin sayısının daha da artacağı söyleniyor.

Herhalde onun için Arınç “grup kararı almayalım” diyor, “grup kararı” alınırsa milletvekilleri ya “evet” diyerek bu felaketin sorumlularından biri olmayı kabul edecekler ya da “hayır” diyerek partiden kopmak zorunda kalacaklar.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da “Hrant Dink’i mahkûm ettiren” yargıçlardan birinin “ombudsman” seçilmesine karşı çıkmasına bakılırsa, AKP’nin içinde “demokrasi yanlılarıyla” yasakçı “tutucular” arasında ciddi bir çatışma yaşanacak.

Bu hayırlı bir çatışmadır.

AKP’nin “tutuculuğuna” gene AKP’nin içinden karşı çıkılması da AKP için olumlu bir gelişmedir.

Umarım, bu gelişmeler Başbakan’a “her şeyi zorla ve yasakla” çözme anlayışının çıkmaz yol olduğunu gösterir.

  • Yorumlar 9
  • Facebook Yorumları
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    • akıl-mantık05 Aralık 2012 Çarşamba 12:25iyi niyet

      ben bir kürt olarak Erdoğanda gördüğüm iyiniyet ve çabayı muhataplarında göremiyorum. onun dışında herkesin bir kapasitesi ve sınırı vardır. karşılıklı iyi niyet ve samimiyetle çok zor sorunlarda çözülür.

      Yanıtla (0) (0)
    • edi bese05 Aralık 2012 Çarşamba 11:14bu mu demokrasi...

      ya ahmet altan roman yazmiyorsun, birak su fantazileri...bende sana diyordumki, zamanini bekliyoe, yoksa senin kastettigin demokrasi islemyir..bunu nezaman anlayacaksin?

      Yanıtla (0) (0)
    • ali05 Aralık 2012 Çarşamba 21:29ahmet altana

      benim anlamadıgım memleket zaten kan revan içinde. daha fazla ne olabilir ki. otobüs yakmaysa zaten yakıyorlar. bomba dersen oda var en son antepte. polis asker şehit ettiklerinde eylence düzenliyorlar. eee daha ne yapacaklar. bence türk milleti için en kötü senaryo. yok dörtyoldaki gibi birşeylerden bahsediyorsanız. bu kürtler için en kötü senaryo olur. bir dost

      Yanıtla (0) (0)
    • ALİKAR05 Aralık 2012 Çarşamba 16:15İYİMSER MODU

      Sn Ahmet altan yine iyimserlik moduna girmiş görünüyor, Bana göre bu açıklamaları yapanlar AKP içinde iyi ve kötü rolünü üstlenmişler.
      Tıpkı geçmişte yetmez ama evet diyenler gibi.
      Dün Başbakan aleni bir şekilde beğenmeyene kapıyı gösterdi daha ne bekliyorlar o zaman bu şahıslar.

      Yanıtla (0) (0)
    • eren say05 Aralık 2012 Çarşamba 16:41demokrasi de şow

      demek ki erdoğan şimdiye kadar bunları kürtler için yapmamış türk kürtleri için yapmış arkadaş ben türk olmak istemiyorum zorlamı demokrassi hani çözüm nerde bu mu . yok arkadaş erdoğan demokrasi sınavı yapıyor. dokunmazlıklar meclisten geçmeyecek bak bizde demokrasi var diyecek.

      Yanıtla (0) (0)
    • Gever05 Aralık 2012 Çarşamba 18:56"akıl mantık" a

      Bence sen bir Kürt olsan bile gerçekleri göremeyecek kadar körsün
      Başbakan nasıl iyi niyetli olabiliyor DOĞRUSU BEN ANLAYAMADIM.

      Yanıtla (0) (0)
    • merve can05 Aralık 2012 Çarşamba 23:37başbakan partisine zarar veriyor

      millet vekillerine dokunulursa bu ak partinin doğuda oy kaybına neden olacak.ak partili araplar ,ak partili kürtler ve ak partili dindarlar da ak partiye karşı bir çözülme olduğu suriye politikasıyla biliniyor.

      Yanıtla (0) (0)
    • miheme demir05 Aralık 2012 Çarşamba 23:58akıl ve mantığın aklı nerde mantığı nerde?

      yazıya diyecek bir şey yok. çok iyimser bir yazı. kaldı ki tarif ettiği tehlikeler mevcut. erdoğan türk kürt ayrımcılığını ve bölücülüğünü yapanların başında geliyor. bana sorarsanız bu ülkeyi kürtler değil,sonunda türkler "böldürtecek".
      zorbalığın sonu yoktur.
      akıl ve mantık adında yazı yazan değerli okur.senin aklında ve mantığında çok uzak diyarlarda olsa gerek. zira erdoğanın iyimser olduğunu ancak senin gibi kürt olup türk partisine oy

      Yanıtla (0) (0)
    • Gever11 Aralık 2012 Salı 02:35HAYRET VERİCİ BİR DURUM

      Gerçekten çok samimi söylüyorum ilke haberi idare edenler ya taraf tutuyor, özür dilerim yada "cahiller."

      Arkadaş yorum yazıyorsunuz ne hakaret ne büyük harf ne sataşma nede yasa dışı bir şey içeriyor ama adamlar kafalarına göre kesiyorlar biçiyorlar bu sefer ne dediğin anlaşılmıyor!

      Bilmek istiyorum neden kendinizi insanların yerine koyup onların yerine konuşuyorsunuz?
      Hiç kimse ilke habere göre düşünmek zorunda değil ki!
      Okura saygılı olun. Yok yani Editörün Notu: Sayın ziyaretçimiz, İnternet sitemizde eleştiri sınırlarını aşan, bir kişi, grup ya da topluluğa hakaret, uygunsuz kelime, ırkçılık ve nefret söylemi içeren yorumlara yer verilmemektedir.

      Yanıtla (0) (0)
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89