• BIST 9407.17
  • Altın 3670.245
  • Dolar 37.9973
  • Euro 41.6864
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

Diyarbakır cezaevi kadınlar Koğuşu ve ‘Soyunun ulan!’ sesleri...

Diyarbakır cezaevi kadınlar Koğuşu ve ‘Soyunun ulan!’ sesleri...
Diyarbakır Cezaevi’nde 8 yıl yatan Emine Turgut, yaşadığı insanlık dışı işkenceleri anlattı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ı kastederek gündeme getirdiği Diyarbakır Cezaevi’nde kadınların gördüğü işkencelerin, Diyarbakır Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasına da girdiği ortaya çıktı. Mağdurlardan Emine Turgut, yaşadığı dehşeti anlatırken, mağdurların cezaevinin müze yapılması için TBMM Dilekçe Komisyonu’na, Diyarbakır Cezaevi Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu aracılığıyla topladıkları imzaları verecekleri bildirildi.

Diyarbakır Cezaevi Kadın Koğuşu’nda yatan şimdi Mersin’de yaşayan Emine Turgut, gördüğü işkenceleri anlattı:

“10 yıl yattım ben cezaevinde. 1981 Ocak’tan 1991’e kadar. 8 yıl Diyarbakır Cezaevi’ndeydim. Cezaevine girdiğimde 19 yaşındaydım. Gözaltına alındık, 2.5 aylık bir süreden sonra cezaevine getirildik. Gözaltında aklınıza gelebilecek her türlü işkenceyi gördük. Böyle bir durumda insan, idam da edilecek olsak bir an önce cezaevine gidelim diyor ama bilmiyoruz ki cezaevinde yaşayacaklarımızı. Sadece işkenceden kurtulmayı düşünüyoruz. 

SADECE SU İSTEYECEKTİM

İlk Diyarbakır’a getirildiğimizde, erkeklerle birlikteydim. Onları dövüyorlardı. Tek kadın bendim. Beni içeriye götürdüler. Su istemeye yeltendim. 3 gün sonra hücrede gözümü açtım. Soymuşlar beni. Karşımda köpek Co. Üzerimde birkaç kâğıt. İstiklal Marşı, andımız, birçok marş yazıyor, altında da ‘bunlar ezberlenecek’ yazılı. Arkamı dönmemem gerekiyormuş, su istemek için dönmeye yeltenmiştim sadece, o yüzden dövmüşler. 

İMANSIZ VE DİAZEM

3 gün sonra ‘giyinsin, getirin’ diye Esat Oktay (Cezaevi Müdürü asker) talimat verdi. Benden marşları okumamı istedi. Donmuş durumdayım, dayak yemişim, bu şekilde marşları söylenmem isteniyor. ‘Hatırlamıyorum’ bile diyemedim. Kâğıdı almıştım elime. Elimden aldılar kâğıdı. Korkuyordum titriyordum. Üzerinde ‘imansız’, ‘diazem’ yazılı coplarla giriştiler bana. Sonra yine hücrede buldum kendimi yine. 

KARŞIMDA CO...

Yine yanımda Co, yine o durumda uyandım. Kıpırdayacak durumda da değilim. Köpek saldıracak diye korkuyorum. Koğuşa götürdüler sonra beni, ortasına attılar, ‘akşam görüşürüz’ dediler. Akşama kadar kalkamadım yerimden. Birileri yanıma geldi askerler gidince, beni kadın arkadaşlar aldılar, krem sürdüler. Suyun içindeki bir hücreydi zaten. Akşam, sayısını bilemeyeceğim kadar çok asker, 13-14-15 yaşında kızlar vardı içimizde, kimseyi gözetmeksizin, sabah akşam işkence ettiler bize, dövdüler. İşkencenin her türünü görüyorduk. Kadın olmak sertliği azaltmıyordu. 

DIŞKILI SU VE BAYRAK

Havalandırmayı b.klu su doldurup, içine atardılar bizi. Öyle bir kar yağardı ki o suların içine, ellerinde bayrak bizi izlerler, marş söylememizi isterlerdi. 140 marş ezberlememizi istediler, tam 140 marş. Bilmemek dayak yeme nedeniydi. Yaşlıları dövdüklerinde biz kendimizi önlerine atardık. 2 saat aralıksız uyuyamazdık. Her türlü işkence diye vurgulamamın sebebi de kadın kimliğimiz zaten. Her şeyi yaptılar bize. 

EŞİ VE ÇOCUKLARINA İZLETTİ

Vakıf tetkikleri yaptırdı cezaevinden çıktıktan sonra, vücudumda hala oradan kalan bir şarapnel parçası olduğunu öğrendim. Ben farkında bile değildim işkenceden dolayı vücuduma giren parçadan. Bize işkence yapılırken, eşi ve çocuklarına camdan izletirdi Esat Oktay. Köpeğinin ısırmadığı kimse kalmamıştı. Cinsel organım parçalandı benim. Hâlâ tedavi olamadım. Ben onunla yaşamak istiyorum, unutmamak için.” 

Co kokuyu aldı!

Dosyaya anlatımları giren bir başka mağdur da yazılı olarak şunları aktardı:

“Bir köpek sesinin duyulmasıyla askerler hazır ol vaziyetine geçti. Askerin komutuyla yüzümüzü döndüğümüzde, Yüzbaşı Esat Oktay’ı, işkenceci ekibini ve köpeği Co’yu gördük. Bize ilk cümlesi; ‘Aybaşı mı oluyorsunuz, bakın Co hemen kokuyu aldı’ oldu. ‘Burası Diyarbakır Cezaevi, burada Allah benim. Hepiniz dediklerimi yapmak zorundasınız’ oldu. Gitmesiyle, askerlerin her bir yandan tekme-tokat vurmaları bir oldu.

Birden ‘Soyunun ulan!’ sesini duyduk. Hiç birimiz soyunmayınca 15-20 kadar asker aralarına alıp bütün güçleriyle vurmaya başladılar. Bir arkadaşın kulağı patladı. 2 kadın çıkardı kazaklarını. Çamaşırları ve sutyenleri de çıkarın dediler. Yapmayınca, kendileri yırtarak çıkardılar. Küçük bir kedi tırmığı izi sarkıntılık yapmalarına fırsat verdi...” (milliyet)

  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    • derya gümüş16 Mayıs 2016 23:53

      Tam bir hayvanlik

      Yanıtla (17) (9)
    • Muzaffer Saglam24 Aralık 2012 Pazartesi 10:39anlattiklari dogrudur!

      Bu degerli insanin anlattiklari'nin hepside dogrudur, cunki ben kendim de bizzat 80'li yillarinda tam 6 yil o meshur Diyarbekir 5 nolu zindanda yatmisim ve onun anlatiklari tum iskenceleri gormusum, vahseti yasamis olan birisiyim.

      Yanıtla (36) (14)
    • ahmethazo24 Aralık 2012 Pazartesi 11:443 kişilik hücrede 27 kişi

      ben hiç aklımdan çıkmaz, birgün eğitim enstitüsü müdürünü getirmişlerdi. kaçgün hücrede kaldı bilmiyorum.çünkü ben 1 hafta kaldım hücredeki kişi sayısı 20 den aşşağı düşmedi. koğuşa getirildiğinde yer verdik otursun diye ama oturamıyordu. israr ettim, kendisinin tüvaletindeki kılları yakmışlardı. tabı kendiside yanmıştı.hiç kimse bahsetmiyor ama her çarşamba bir din adamı yayın yapardı. eyer o hafta anlatıkları vicdanen iyiyse o hafta işkence

      Yanıtla (8) (16)
    • Insanlik Vicdani24 Aralık 2012 Pazartesi 14:02Filim senaryosu

      Vahseti yasiyan arkadaslardan ricam birlesip bu olanlari bir film senaryosu yapmalari. Senaryo hazirlandiktan sonra Ibret filmi cekilsin. Herkes ne kadar insan oldugunu gorsun.

      Saygilarimla.

      Yanıtla (23) (5)
    • ado24 Aralık 2012 Pazartesi 14:19insan ve halk

      Bazı insanlar hayvan gibidir hatta ondan daha aşağıdır... saldırgan ve şeytanidir.

      Yanıtla (5) (3)
    • batmanlı24 Aralık 2012 Pazartesi 23:30allah allah

      peygamberimizin hadisine göre şuan kendimi imanı en zayıf olanlardan gördüm. rabbim hakkınızı ne bu dünyada ne de ahirette bıraksın

      Yanıtla (11) (8)
    • Gerçek Aşkı10 Şubat 2015 Salı 13:12İçtensizlik, Ahlaksızlık

      Size bir mantık dizgesi sunacağım. Diyarbakır Cezaevini "tabutluk" durumuna getiren hangi yönetimdi? 12 Eylül 1980 faşist yönetimi. Bu faşistlerin destekçi hangi güçtü? Onlar için "Bizim çocuklar başardı" diye seslenen ABD. Kürt siyasetçiler hangi güçle birlikte "Kürdistan"ı kurma çabası içinde? ABD ile. Bu ilişki ahlaksız değil mi? Başka sorum yok Sayın Yargıç.

      Yanıtla (32) (24)
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89