• BIST 9379.83
  • Altın 3707.979
  • Dolar 37.8409
  • Euro 41.3004
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 2 °C

Cemil Bayık: ‘KDP, AKP’yi destekledi’

Cemil Bayık: ‘KDP, AKP’yi destekledi’
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Türkiye’nin seçimlerde kritik bir eşiği geçerek yeni bir döneme girdiğini belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, "HDP'nin seçim başarısının baş mimarı Önder Apo'dur. Erdoğan ve AKP seçimde dersini almıştır. KDP de AKP'yi destekleyerek kaybetmiştir" dedi.

Seçim sonuçlarını Özgür Gündem’e değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık şunları söyledi:

“Her şeyden önce amiyane deyimle Türkiye’nin makus talihini, ya da kara kaderini kırmıştır. Demokrasi güçleri bir araya gelemez, sol güçler bir araya gelemez, Türkiye’nin farklı etnik ve dinsel toplulukları bir araya gelip demokrasi mücadelesini yükseltemezler; dolayısıyla Türkiye otoriter, hegemonik, baskıcı, tek tipçi rejimlere mahkumdur anlayışı, algısı vardı. HDP seçimdeki başarısıyla bu algıyı yerle bir etmiştir. Türkiye’de 90 yıldır yürütülen demokrasi ve özgürlük mücadelesini ve bu mücadelenin yarattığı birikimleri bir araya getirmeyi başarmıştır. Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere tüm diğer etnik ve inançsal toplulukların demokratik ulus anlayışı temelinde HDP çatısı altında buluşarak bir demokrasi ittifakını, demokrasi güçlerinin birliğini ortaya çıkarması; AKP’nin yeni hegemonya peşinde koşan otoriter iktidarına son vermiştir”

‘AKP hezimete uğradı’

“AKP yürüttüğü özel savaşla Kürt Özgürlük Hareketi’ni etkisizleştirme, tasfiye etme politikası izlerken, Önder Apo ve Kürt Özgürlük Hareketi ise toplumu, siyasi güçleri ve devleti Kürt sorununun çözümüne hazırlama, Kürt sorununun çözümüne yatkın hale getirme çabası içinde olmuştur. Yakın zamana kadar yürüyen siyasal mücadelenin karakteri esas olarak bu şekildedir” dedi. Kürt hareketinin ve Öcalan’ın yürüttüğü politikalar sonucu Türkiye toplumunun da Kürt sorununun çözümünü istediğini söyleyen Bayık, “AKP bu gerçeği gördüğü için ‘demokratik açılım’ ve ‘çözüm süreçleri’nden söz ederek Kürt sorununu çözecekmiş beklentisini yaratma temelinde seçimlerde başarılı olmayı hedeflemiştir. Seçimlerde AKP’nin başarısının altında yatan en temel etken, çatışmasızlığın var olduğu ortamda Kürt sorununu çözeceği beklentisi yaratmasıdır”

‘AKP’yi Kobanê düşürdü’

“Tabii ki sadece Erdoğan’ın son söyledikleri bu özel savaş gerçeğinin deşifre olmasına neden olmamıştır. Son yıllarda hep demokratikleşme ve çözüm beklentisi yaratıp adım atmaması, aksine halk üzerinde baskı ve terör uygulaması zaten AKP’ye karşı büyük tepkiler ortaya çıkarmıştı. Gezi direnişinde halka çok sert yaklaşması da Türkiye toplumunda teşhir olmasını sağlamıştı. Kobanê’de süren tarihi direnişte açıkça IŞİD’ten yana olması, Kobanê niye bu kadar önemlidir, Kobanê’ye neden sahipleniliyor diyerek öfkelenmesi, bunlar yetmiyormuş gibi IŞİD’in saldırıları artınca halkın, Kürtlerin, bütün demokrasi güçlerinin, dünyanın gözüne bakarak, ‘işte Kobanê de düştü düşecek’ demesi, Erdoğan şahsında AKP hükümetinin maskesini indirmiş, cilasını döküp boyasını silerek esas karakterini ortaya çıkarmıştır."

'AKP'nin kaybetmesinin esas nedeni...'

"AKP’nin bu seçimde hezimete uğramasının esas nedeni, Kürdistan’da bir çözüm politikası olmaması, çözümden söz edip beklenti yaratıp çözümsüzlükte ısrar etmesidir. Kürt halkına, Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı zamana yayılmış bir tasfiye politikası izlemesi ve bunun anlaşılması AKP’nin Kürdistan’da hezimete uğramasının en temel etkenidir. Kürt halkı ve AKP’ye o güne kadar oy verenler, AKP’nin beklenti yaratan, aldatan, oyalayarak Kürt sorununu çözümsüz bırakan politikasına gereken cevabı vermişlerdir. Kürt halkının aldatılamayacağını, oyalanamayacağını, Kürt halkının değerleriyle alay edilemeyeceğini başta Erdoğan olmak üzere AKP hükümetine göstermişlerdir. AKP’ye oy veren Kürtler de Önder Apo’nun, PKK’nin AKP’ye çözüm için her türlü fırsatı sunduğunu ve bunun değerlendirilmediğini görmesi sonucu AKP saflarını terk ederek HDP’ye yönelmişlerdir.”

‘Başarının mimarı Öcalan’dır’

“HDP demokratik ulus projesidir. HDP’nin tüm etnik ve dinsel farklılıkları, tüm sosyal farklılıkları bir araya getiren ve onların kendi olarak özgür ve demokratik yaşamını sağlama zihniyetidir” dedi. “Erdoğan karşıtlığı HDP’yi başarıya götürdü” gibi değerlendirmelere de değinen Bayık, “Kuşkusuz AKP’ye ve Erdoğan’a tepki duyanların bir kısmı HDP’ye oy vermiştir. AKP’nin politikasına tepki duyan Kürtler, HDP’ye yönelmiştir. Ancak HDP’ye yönelik yoğun akışı esas olarak Türkiye’nin demokratikleşmesini sağlayan, gerçek demokratikleşmeyi ifade eden HDP’nin zihniyeti ve programı sağlamıştır. Bu açıdan seçim sonuçlarını değerlendirirken başarıyı getiren projenin düşünce ve yapılanma mimarının Önder Apo olduğunun özellikle bilinmesi gerekiyor. Önder Apo bu projenin gerçekleşmesi ve pratikleşmesi konusunda ısrarlı olmuştur. HDP içinden, dışından Kürt demokrasi güçleri içinden, dışından gelen her türlü dirence Önder Apo tutum koyarak böyle bir başarının gerçekleşmesini sağlamıştır. Bu açıdan bu ideolojik-politik duruşu da bu başarıdaki en temel etken olarak görmek gerekir”

‘HDP her kesimin partisidir’

“AKP sadece bir kesimin partisidir. Kürdistan’da ve Kürtler içinde zaten silinmişlerdir. Farklı etnik topluluklar AKP’de yoktur. Türkiye’nin tüm toplumsal kesimlerinden, tüm etnik ve inanç kesimlerinden oy alan bir parti değildir. Bu açıdan tek Türkiye partisi HDP’dir. Hem Sünnilerin partisidir, hem Alevilerin partisidir, hem Süryanilerin, hem Êzîdîlerin, hem Çerkeslerin, hem Arapların, hem Kürtlerin, Azerilerin, Terekemelerin, herkesin partisidir”

‘Herkes dersini aldı’

“7 Haziran sadece bir HDP başarısı değildir, aynı zamanda Türkiye’deki siyaset tarzının değişmesinde de bir dönüm noktası olacaktır. Bundan sonra otoriter, kibirli zihniyetlerin Türkiye siyasetinde yer almaları çok zor olacaktır. Herkes Erdoğan ve AKP şahsında dersini almıştır. Bu seçim sonuçlarından tabii ki tüm Türkiye toplumu da, Türkiye siyaseti de dersini almıştır. Artık Türkiye siyaseti otoriter ve hegemon söylemle, zihniyetle bir yere varılamayacağını görmüştür. Türkiye eğer barışa ve istikrara kavuşacaksa bütün siyasi görüşlere, bütün toplumsal tabakalara, bütün etnik ve inançsal topluluklara özgür ve demokratik yaşam hakkı tanıyan, ötekileştiremeyen bir dil kullanmak zorundadır. Bu açıdan sadece AKP ve CHP değil, MHP de değişmek zorundadır. Eski dilini, üslubunu ve tarzını bırakmazsa Türkiye’ye en büyük kötülük yapan, Türkiye’ye en büyük düşmanlık yapan bir parti haline gelir”

‘Büyük sorumluluğumuz var’

“Seçim sonuçlarının hareketimiz açısından önemli etkileri olmuştur. Bütün Kürt halkı HDP’ye kendini temsil etme hakkını vermiştir. Bu aynı zamanda Önder Apo’nun ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin Kürtleri temsil ettiğinin de dünyaya ilanıdır. Çünkü HDP çok farklı inançların, kültürlerin, kimliklerin, siyasi görüşlerin bir araya getirildiği bir projedir. Bunun içinde tabii ki Kürt Özgürlük Hareketi’nin kırk yıldır yürüttüğü mücadeleyle ortaya çıkardığı demokratik siyasal hareket, demokratik toplum, özgürlüğü için direnen yurtsever Kürt halk gerçekliği de vardır. Bu açıdan Hareketimize de büyük sorumluluklar düşmektedir”

‘Kürtler HDP’ye onay vermiştir’

“Kürtler HDP çizgisinde Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesini istiyor. HDP çizgisinde çözüm de bellidir: Demokratik ulus temelinde çözümdür. Yani Kürtlerin kimliğiyle, kültürüyle, diliyle, yerel demokrasi temelinde kendi kendini yönetmesiyle gerçekleşecek çözümdür. Bütün Kürtler HDP’nin bu projesine onay vermişlerdir. MHP dışında tüm partilerin tabanları Kürt sorununun çözümüne karşı değildirler. Ne CHP’nin ne de AKP’nin tabanı karşıdır. Eğer doğru siyasal bir yaklaşım gösterirlerse CHP’nin de AKP’nin de tabanı Türkiye’nin demokratikleşmesi temelinde yalnız Kürt sorununun çözümünü değil, Alevilerin, Çerkeslerin, Êzidîlerin, Süryanilerin, Ermenilerin, Arapların, Azerilerin, kimin talebi varsa hepsinin çözümünden yana bir politikanın ortaya konulmasına karşı çıkmaz. Eğer yöneticiler olumsuz tutum içinde olmazlarsa MHP’nin tabanı bile Kürt sorununun çözümü konusunda katı bir yaklaşım içinde olmaz.”

Kadın özgürlüğü meclise girecek’

“Ancak HDP çatısı altında kadınların meclise girmesi bundan öte bir anlama sahiptir. Çünkü HDP’de kadın sadece erkekle eşit olmuyor. Eşitlik sadece bir yanıdır ve esas yanı da bütün toplumsal yaşamın özgür ve demokratik temelde şekillenmesinde rol oynamasıdır. Eşbaşkanlık da sadece kadın ve erkeğin eşit yetkiye, temsile sahip olduğu bir model değildir. Tamamen partinin, toplumun demokratik karakterini belirleyecek, yönlendirecek bir ideolojik durumdur. Bu da özgürlüktür, demokrasidir, eşitliktir, tüm toplumsal yaşamdaki ilişkilerin özgür, eşit, demokratik temelde düzenlenmesidir. Dolayısıyla HDP’nin 32 milletvekiliyle meclise girmesi, kadın özgürlüğünün, toplumsal özgürlüğün ölçüsü olarak bütün toplumsal yaşamı değiştirecek tutumda olması çok önemli sonuçlar doğuracaktır”

‘KDP, AKP’yi destekledi’

“Kuşkusuz Güney Kürdistan’da da başta Tevgerê Azad olmak üzere YNK ve Goran Hareketi, birçok sivil toplum örgütü ve halk bu seçimde HDP’yi destekledi. Ancak bütün Kürt gruplarının HDP’yi desteklediği de söylenemez. KDP 13 yıldır olduğu gibi Kürt demokratik hareketini, Kürtlerin Türkiye’deki siyasi temsilcisi olan güçleri, ya da bu siyasi temsili yapan partiyi değil de, Kürtler üzerinde yeni koşullarda inkar ve imha sürecini sürdüren, Kürt Özgürlük Hareketi’ne ve Kürt halkına karşı bir özel savaş yürüterek kültürel soykırımı zaman içinde tamamlamak isteyen AKP’yi destekledi. Bu politikasını 7 Haziran seçimlerinde de sürdürdü. Öyle ki, kendilerine bağlı basın-yayın organları üzerinden HDP’nin baraj altında kalmasını isteyen bir yayıncılık yaptı. Bu tutumuyla KDP hem 12 Eylül rejimi, hem de AKP hükümetinin yüzde 10 barajıyla Kürtleri meclis dışında bırakma politikasının destekçisi olmuştur. KDP, Kürtlerin Türk devletine karşı yürüttüğü demokrasi ve Özgürlük Mücadelesi’ni destekleyeceğine, tasfiye politikası yürüten, saldıran, onbinlerce Kürt siyasetçiyi zindanlara atan, Roboski’de çocukları ve gençleri acımasızca bombalayan, her mitingde bir iki yurtseveri katleden, Kürdistan’da yeni karakollar yapan, askeri ve soykırım amaçlı barajları yaparak Kürdistan’ı insansızlaştırmak isteyen AKP politikalarına destek vermiştir”

  • Yorumlar 11
  • Facebook Yorumları
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    • azad muşerref22 Haziran 2015 Pazartesi 14:25katılmıyorum

      ben bu görüşe tam olarak katılmıyorum çünkü RUDAW anketinde HDP %11'in üstünde gösterilmişti

      Yanıtla (0) (0)
    • Kurdo22 Haziran 2015 Pazartesi 15:38Moderatora

      El insaf be Moderator. Ha su koca röportaja bu basligi koymak ancak Kürtleri birbirine kirdirmanin hesabi icinde olanlar koyabilirdi. .Matsadin ne? sen kimsin? kimsin sen. yaz herkes bilsin

      Yanıtla (0) (0)
    • azad22 Haziran 2015 Pazartesi 19:05dilron

      Hergün rudaw ve anf yi düzenli olarak takip ediyorum . Rudaw da hdp karşıtı bir habere yada yayın içeriğine rastlamadım. Ancak anf de sürekli kdp karşıtı bir dil ve eğilim mevcut. Buyrun bakın, iki yayın organı da herkese açık.

      Yanıtla (0) (0)
    • ömer22 Haziran 2015 Pazartesi 19:25rasti

      Kürtlrin zaferini solculuk aşkıyla küçültmeyin

      Yanıtla (0) (0)
    • şerif şervan23 Haziran 2015 Salı 09:43kürdler ve KDP

      sayın bayık!ın yorumunun hepsini dikkatlice okudum.hepsine eyvallah da, ancak KDP konusundaki yorumuna katılmak mümkün değil.kdp nin seçimlerde akp yi desteklediğini söylüyor ama destekleme konusunda açıklık getrmiyor.eğer adaylarla ilgili diyorsa aklıma sadece mesela haşim haşimi geliyor belki birkaç kişi daha olabilir.yani bu adyalara kadp yönetimi yada sayın mesud barzani mi onlra akp den aday olun dedi.ilgisi yok.seçimden 3 gün önce çarşamba günü hdp nin mardin mitingindeydim.mitinge gübney kürdistandan ynk ve goran hareketi yetkilileri de katıldı ve grup adıan birisi konuşma yaptı. konuşasında 'biz buraya güney kürdistandaki bütün partiler adına katlıyoruz ve hepsini temsil ediyoruz' dedi.

      Yanıtla (0) (0)
    • ahmethazo23 Haziran 2015 Salı 09:55öyle olsa bile

      KDP hdp yi desteklememiş olabilir. ama açıktan açığa da AKP yi de desteklemedi. çünkü onlara göre HDP kürtleri temsil etmiyen bir parti deniliyor. adaylarını ön pilana çıkararak kürtlerden daha fazla diğer kesimlerden aday olduğunu ima edildi. bu da onlara göre haklı gerekçeler olabilir. bu onlar yanlış yaptı diye, onları dışlamamız onları halkımızdan ayrı tarafa koymamızı gerektirmez diye düşünüyorum. ha bunların bazıları eskiden beri pkk aleyhine hareket, dün kdp aleyhine devamlı sosyalist olmadığı için zamanında saddamı bile berzaninin önüne koymuş bulunan hareketler bunlar gene aynısını yaptılar kdp li gibi görünüp o kisve altında hdp ye karşı kim olursa onu desteklemeye kalktılar. ama bu seçimde bunların yarısı bile kerhende olsa akp ye karşı hdp yi desteklediler. buda yarın için iyi

      Yanıtla (0) (0)
    • şerif şervan23 Haziran 2015 Salı 09:59kürdler ve kap-2

      ve yine o günkü mitingde kdp nin de seçmlerde hdp yi desteklediği ve hatta hdp lehine propaganda yaptığını yine mitinge katılanlardan dinledim.yani demek istediğim pkk ile kdp nin neden bu denli birbirlerine davrandığına bir anlam veremiyorum. birincisi kürdleri temsilen siyasi rekabetten kaynaklandığını, ikincisi özellikle kürdleri birbirine kışkırtmak isteyen hatta mümkünse düşman etmek isteyenlerin işidir diye düşünüyorum.pkk yetkililerin açıklamalaırına göre güney kurdistandaki parilerin içinde kndilerine en yakın ynk yi görüyorlar.peki bu ynk nin kerkuk valis necmeddin kerim değilmiydi araplara ve resmi olarak da bağdat hükümetine 'gelin kerkuka yerleşin' diyen.yani kerkuk kurdlerin kontrolünden çıksın diyor.

      Yanıtla (0) (0)
    • şerif şervan23 Haziran 2015 Salı 10:12kürler ve kdp-3

      kürdlerin birbirlerine sırt çıkması birlerine yardım etmesi minnet değil ama yeri gelmişken söyliyeyim. kobene nin daiş (işid) ten kim kurtardı.elbette ypg-ypj ve diğer yardım edenlerin fedakarlığı büyüktür. ancak peşmerge güçleri gelmeseydi kobae düşmeyecekmiydi, ve bu peşmerge güçleri güney kurdistanın arlemento yani hükümet kararıyla geldiler.hükümetin başkanı yani başbakan neçirvan barzani karraı oanylayan kurdistan devlet başkanı mesud barzani değilmiydi.güney kurdistandan güneybatı kurdistana daiş nedeniyle geçiş yapılamadığı için mesud barzani abd başkanı obama aracılığıyla türkiyeye baskı sonucu peşmerge güçlerinin geçişi gerçekleşti ve bu geçişler yapıılmaya devam etti halen de ediliyor

      Yanıtla (0) (0)
    • şerif şervan23 Haziran 2015 Salı 10:22kürler ve kdp-4

      .pkk silahlı mücadeleye hazırlık yaptığı 1980-1984 yılları arasında güney kurdistanda mesud barzani desteğiyle kdp kamplarında yapıldı.siyasi görüşler, dünya görüşleri, partiler,örgitler vs. elbette bunlar olacak demıokrasinin gereği de budur.ancak biz kürdler sudan havadan bahanelerle birbirimizi kırmayalım,düşmanlık beslemeyelim.eleştiri olsun olması da gerek.fakat eleştirilerin seviyesine - söyleniş üslubuna dikkat etmemiz gerekir.gün destek-birlik olma zamanıdır.HER BİJİ KURD U KURDİSTAN

      Yanıtla (0) (0)
    • amedlice23 Haziran 2015 Salı 16:06artık kürt düşmanlığı bitirin

      lütfen eğer biz hdp ye destek vermişsek siz sayın berzaniye saldırmayın biz halk olarak sizin duruşunuz kürt halkına zarar veriyor. sayın berzani olmasaydı ve peşmerge olmasaydı kobani kurtulmazdı lütfen nankürlük etmeyin kimse duran kalkan gibi düşünmüyor.

      Yanıtla (0) (0)
    • AHMET ÖZGÜR25 Haziran 2015 Perşembe 08:53ÖZGÜR YORUM

      Cemil BAYIK'ın söyledikleri doğrudur.KDP seçi sürecinde Rudaw gibi yayın kuruluşlarıyla göz göre göre AKP 'yi desteklemiştir.Bunun aksini iddia eden cahil değilse bilinçli manipülasyon yapıyordur.

      Yanıtla (0) (0)
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89